Kazakistan'ın Petrolden Sonraki Planı: Yapay Zekâ mı, Yeni Bir Bağımlılık mı?
Bir yönetim kurulu toplantısını hayal edin: Tüm üyeler insan, tek bir istisna hariç. SKAI (Samruk-Kazyna Artificial Intelligence) adlı yapay zekâ programı, 2025'in sonunda Kazakistan'ın devlet varlık fonu Samruk-Kazyna'nın yönetim kuruluna oy hakkıyla katılan ilk üye oldu. Bu sıra dışı adım, Orta Asya'nın en büyük ekonomisinin petrol ve madenciliğe bağımlılıktan kurtulmak için giriştiği daha büyük bir hamlenin sadece görünen yüzü. Cumhurbaşkanı Kasım-Jomart Tokayev, 2026'yı "Dijitalleşme ve Yapay Zekâ Yılı" ilan ederken, ülke aynı anda hem bir teknoloji merkezine dönüşme hayali kuruyor hem de bu hayalin bedelini kimin ödeyeceği sorusuyla yüzleşiyor.
Astana'da Bir Yapay Zekâ Fabrikası
Başkent Astana'daki EXPO alanında, küre şeklindeki bina artık bir yapay zekâ müzesine ev sahipliği yapıyor. Hemen yanındaki Astana Hub, Orta Asya'nın en büyük inovasyon kümesi, yüzlerce çocuğa ücretsiz programlama ve üretken yapay zekâ eğitimi veriyor.
Yetişkinler için kurulan "Tomorrow School" ise daha sert bir eleme sürecinden geçiyor. Hub'ın Genel Müdürü Valeria Tio'nun Al Jazeera'ya aktardığına göre, gelen 25 bin başvurudan yalnızca yüzde 2'den azı kabul ediliyor. Adaylar önce bir mantık ve hafıza oyunundan geçiyor, ardından "Pool" adı verilen dört haftalık yoğun bir kurs sonunda iki yıllık eğitim programına seçiliyorlar.
Tio, programın somut bir örneğini şöyle anlatıyor: Kafeteryada barista olarak çalışan bir genç kadın, bir yıllık eğitimin ardından yazılım geliştirici olarak işe girdi. Tio bunu "gerçek bir sosyal asansör" olarak tanımlıyor.
Yerli Bir ChatGPT: Neden Önemli?
Yapay zekâ yarışının en dikkat çekici cephelerinden biri dil. 2019'da Nazarbayev Üniversitesi'ndeki bilim insanları, dönemin popüler sesli asistanlarının (Siri, Alexa) Kazakça'yı tanımadığını fark etti. Pandemi sürecinde işsiz kalan yerel toastmasterlar ve Kazakça konuşurları, farklı duygu tonlarıyla metin okuyarak modeli eğitmek için kayıt yaptı.
Sonuç, Aralık 2024'te hayata geçen MagniSoz modeli oldu — 11 dilde metin ve sesle çalışan yerli bir yapay zekâ. Güncellenmiş versiyonu Oylan ("Düşün!") ise görsellerle de çalışıyor. Enstitünün İcra Direktörü Yerbol Absalyamov, verilerin ülke sınırları dışına çıkmaması ve yerel kültürü yansıtması gerektiğini vurguluyor: "Bizim zihniyetimiz Avrupa veya Kuzey Amerika'dan farklı olabilir."
Düşünsel Boyut: Bağımsızlık mı, Yeni Bir Vesayet mi?
Kazakistan'ın attığı adımlar, teknolojik egemenlik tartışmasının küçük ölçekli ama çarpıcı bir örneğini oluşturuyor. Bir ülkenin kendi dilinde, kendi sunucularında çalışan bir yapay zekâ modeli inşa etmesi, sadece teknik bir başarı değil; aynı zamanda büyük teknoloji şirketlerinin küresel veri tekeline karşı sessiz bir direniş biçimi olarak da okunabilir. Ancak burada ironik bir paradoks var: Bu bağımsızlık hamlesi, devasa veri merkezleri için gereken enerji ve su kaynaklarıyla, yani ülkenin zaten kırılgan olan altyapısıyla doğrudan çatışıyor. Yapay zekâ, bir yandan "sosyal asansör" vaadiyle bireysel özgürleşmeyi simgelerken, öte yandan biyometrik tanıma sistemleri aracılığıyla devlet gözetiminin yeni bir aracına dönüşme riski taşıyor. Teknolojinin özgürleştirici mi yoksa denetleyici mi olacağı, çoğunlukla teknolojinin kendisinden çok, onu kimin ve hangi şeffaflıkla yönettiğine bağlı.
Arka Plan: Kazakistan'ın Dijital Dönüşüm Yolculuğu
Kazakistan, yapay zekâ alanındaki iddiasını tesadüfen ortaya koymadı. 2025 yılında Avrupa Birliği'nden sonra yapay zekâyı düzenleyen bir yasa çıkaran ikinci ülke oldu ve aynı yıl bir Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma Bakanlığı kurdu. Geçtiğimiz ay onaylanan 2029'a kadar uzanan eylem planı, okullarda yapay zekâ okuryazarlığından sağlık ve vergi sistemlerinin dijitalleşmesine kadar geniş bir alanı kapsıyor. Astana Hub'ın sekiz yıllık faaliyeti sonucunda, ülkenin ilk unicorn şirketi olan video üretim platformu Higgsfield ortaya çıktı; hub, 2030'a kadar beş unicorn hedefliyor.
Faturayı Kim Ödeyecek?
Madalyonun diğer yüzünde ciddi endişeler var. Yerel düşünce kuruluşu CAPS Unlock'tan Tlegen Kuandykov, Kazakistan'ın yoğun saatlerde hâlâ elektrik ithal ettiğini ve şebekelerin büyük bölümünün eski olduğunu hatırlatıyor. Bakanlık, soğutma sistemlerinde su yerine immersiyon teknolojisi kullanılacağını söylese de, kamuya açık hiçbir değerlendirme henüz yayımlanmadı. Kuandykov bunu doğrudan "şeffaflık açığı" ve "gerçek bir politika başarısızlığı" olarak nitelendiriyor.
İnsan hakları cephesinde de tablo net değil. Kuandykov'a göre yeni yapay zekâ yasası koruyucu ifadeler içerse de, denetim mekanizmaları henüz belirsiz ve kapsamlı bir kamusal gözetim içermeyebilir. Bu arada biyometrik kimlik doğrulama ve yüz tanıma sistemleri hızla yaygınlaşıyor.
0 Yorumlar