Yaptırım İmzalanmadan Rusya'yla Anlaşma mı Geliyor?
Washington'da sağ el yaptırım kalemini kaldırırken, sol el masaya iş anlaşması taslağı koyuyor gibi görünüyor. New York Times'ın haberine göre Trump yönetimi, Ukrayna savaşı henüz sona ermeden Rusya ile ticari anlaşmalar yapmayı değerlendiriyor. Müzakerelere yakın iki kaynağın gazeteye aktardığına göre bu adım, ABD'nin Moskova ile ilişkilerde bir "reset" konusunda ciddi olduğunu gösterme amacı taşıyor. Gelişme, ABD Kongresi'nin Rusya'ya yönelik ağır bir yaptırım paketini onaylamasıyla neredeyse aynı haftaya denk geldi.
Bir Yılda Değişen Çizgi
Washington daha önce, savaş bitmeden Moskova ile ekonomik anlaşma yapılmayacağını net şekilde ortaya koymuştu. Bir yıl önce Anchorage görüşmelerinde olası enerji projeleri gündeme gelmişti, ancak Trump o görüşmeden önce bile "savaş çözülene kadar" iş yapmayacağını söylemişti. NYT'ye göre şimdiki yaklaşım, bu önceki tutumdan belirgin bir sapmaya işaret ediyor.
Kongre'den "Cehennem Yaptırımları"
Bu ticari açılım sinyalleri, ABD Kongresi'nin 16 Eylül'de onayladığı ve bazı çevrelerce "cehennem yaptırımları" olarak nitelendirilen yasa tasarısıyla aynı ana denk geliyor. Yasa; Rus yetkililer, iş insanları, enerji projeleri ve Rusya'nın yaptırımları delmek için kullandığı "gölge filo" tankerlerine yönelik yeni kısıtlamalar öngörüyor. Ayrıca Rus petrol ve doğalgazının en büyük alıcılarına %100'e varan gümrük tarifesi uygulanmasını da içeriyor.
Tasarının imzalanması hâlâ Trump'ın önünde bekliyor; Wall Street Journal'a göre Trump'ın yasayı imzalama niyetinde olduğu bildiriliyor. Ancak kritik ayrıntı şu: %100'lük tarifelerin fiilen uygulanıp uygulanmayacağı kararı, tamamen Trump'ın takdirine bırakılmış durumda.
Havuç mu, Sopa mı?
NYT'nin aktardığına göre Trump, Rusya söz konusu olduğunda genellikle "havuç ve sopa" yaklaşımını tercih ediyor, ama bu ikisi arasında hep havuca daha yakın duruyor. Yasa metninde de bir esneklik payı var: Rusya'nın doğalgaz ihracatının %15'inden azını ithal eden ve bu oranı azaltmak için somut adımlar atan ülkeler, tarife tehdidinin dışında tutuluyor. Destekçiler bu maddenin asıl hedefinin Çin ve Hindistan'ı Rus enerjisinden caydırmak olduğunu söylüyor. Eleştirmenler ise Trump'ın bu yasayı Avrupa Birliği gibi müttefiklere karşı kullanabileceğinden endişe ediyor — ki bu durumda faturayı yüksek fiyatlarla Amerikalı tüketicilerin ödeyeceği uyarısı yapılıyor.
Yasanın Kongre'den geçmesinde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin de payı var; Zelenski, oylamadan kısa süre önce senatörlere doğrudan çağrıda bulunarak tasarının geçmesi için baskı yapmıştı.
Düşünsel Boyut: Baskı ve Ödül Aynı Anda Nasıl İşler?
Bir yandan tarih boyunca görülen en kapsamlı yaptırım paketlerinden birini imzalamaya hazırlanan, öte yandan aynı hedef ülkeyle iş anlaşması kapılarını aralayan bir yönetimin bu ikili tutumu, aslında modern güç siyasetinin çelişkili doğasını gözler önüne seriyor. Yaptırım ile müzakere masası birbirinin alternatifi değil, aynı stratejinin iki farklı aracı hâline gelmiş durumda. Bu yaklaşım kısa vadede diplomatik esneklik sağlasa da, uzun vadede müttefiklerin güvenini zedeleme riski taşıyor: Bir taraftan yaptırım tehdidiyle baskı kuran, diğer taraftan aynı rejimle iş kapısı arayan bir aktörün sözü, ne kadar caydırıcı kalabilir? Bu soru, savaşın seyri kadar, Batı ittifakının geleceği için de belirleyici olabilir.
Arka Plan
Rusya'ya yönelik yaptırım tartışmaları, 2022'deki tam kapsamlı işgalden bu yana ABD-Rusya ilişkilerinin merkezinde yer alıyor. Trump yönetimi döneminde barış çabaları defalarca sonuçsuz kalmış, Trump'ın yaklaşımı zaman zaman Rusya'ya karşı daha ılımlı bulunarak eleştirilmişti. Geçtiğimiz dönemlerde Trump, Putin'e yönelik sert açıklamalarda bulunup yeni yaptırımlar sinyali vermiş, ancak bu tehditlerin çoğunu hayata geçirmemişti. Şimdi imzası beklenen yasa, Kongre'nin bu konuda inisiyatifi kısmen kendi eline almaya çalıştığı bir dönemece işaret ediyor.
0 Yorumlar