Muhalefetsiz Seçim: Rusya Neden Hâlâ Sandığa Gidiyor?
Rusya'da bugün başlayan seçimde sandıkta rakip yok, ama oy kullanma zorunluluğu var gibi bir hava esiyor. 18 Eylül Cuma günü başlayan ve Pazar akşamına kadar sürecek üç günlük oylamayla Rus halkı, Devlet Duması'nın 450 sandalyesini belirleyecek. Bu seçimi diğerlerinden ayıran şey basit: Ukrayna'daki tam kapsamlı savaşın Şubat 2022'de başlamasından bu yana yapılan ilk parlamento seçimi bu. Ve savaşa açıkça karşı çıkan tek parti, sandık öncesinde tasfiye edildi.
Sandıkta Neden Tek Bir Ses Yok?
Rusya Merkez Seçim Komisyonu, Temmuz ayında 11 partiyi seçime katılmaya uygun bulmuştu. Bunlardan biri, savaşa karşı açık tavır alan tek parti olan Yabloko'ydu. Ancak birkaç hafta sonra Rusya Yüksek Mahkemesi, milliyetçi Anavatan Partisi'nin itirazı üzerine Yabloko'yu listeden çıkardı. Gerekçe dikkat çekiciydi: Yabloko'nun savaş karşıtı duruşu, Rusya'nın toprak bütünlüğünün ihlalini istemekle eşdeğer sayıldı. Kremlin gözlemcileri bu hamleyi, iktidara yakın çevreler arasındaki iç çekişmenin bir yansıması olarak okudu.
Sonuç şu: United Russia (Birleşik Rusya) partisi ve hükümetle kritik konularda hep aynı çizgide oy kullanan birkaç küçük "sistemik muhalefet" partisi dışında, sandıkta gerçek bir alternatif kalmadı. Bazı savaş karşıtı siyasetçiler ise ya hapiste ya da yurt dışına kaçmak zorunda kaldı.
111 Milyon Seçmen, Elektronik Oy ve Üç Gün
Seçim otoriteleri bu kez oylamayı üç güne yaydı ve 111 milyon seçmenin katılımını artırmak için elektronik oy kullanımına da izin verdi. Seçmenler iki ayrı oy kullanıyor: Duması'nın yarısını dolduran parti listeleri için bir oy, kalan sandalyeler için ise tek kişilik seçim bölgelerinde bireysel adaylara bir oy. Putin'in kendisi de Cuma günü Kremlin'den elektronik olarak oy kullandığını devlet ajansları aracılığıyla duyurdu.
Oylama öncesinde ulusa seslenen Putin, seçmenlerin tercihinin cephedeki askerlere destek olarak okunacağını, milletin ortak değerler ve tarihi hafıza etrafında birleştiğini vurguladı — savaşı sandıkla meşrulaştırma çabasının açık bir göstergesiydi.
Savaşın Ekonomiye Yansıması Gölgede Kalıyor
Bu seçim, sıradan bir oylama olmanın ötesinde bir bağlamda gerçekleşiyor. Yaz aylarında Ukrayna'nın Rus petrol rafinerilerine yönelik uzun menzilli drone saldırıları, ülke genelinde bir yakıt krizini tetikledi. Wildberries ve Ozon gibi büyük online perakendecilerin depoları da saldırılara maruz kaldı. Bu gelişmeler Rus ekonomisindeki sorunları derinleştirdi ve savaşı milyonlarca sıradan vatandaşın günlük hayatına doğrudan taşıdı.
Ayrıca bu seçim, ilk kez Moskova'nın savaş sırasında ilhak ettiği dört Ukrayna bölgesinin sakinlerini de kapsıyor; oylama, 2014'te ilhak edilen Kırım'da da sürüyor. Kiev yönetimi, işgal altındaki bölgelerdeki oylamayı hukuksuz ilan ederek uluslararası toplumu seçimi tanımamaya çağırdı ve seçimin organizasyonuna katılan Ukraynalılar için cezai sorumluluk uyarısı yaptı.
Perde Arkasında Diplomasi: Trump ve Barış Şartları
Seçimden birkaç hafta önce, 5 Eylül'de Kremlin'de ABD özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile bir araya gelen Putin, ardından Başkan Donald Trump ile de görüştü. Putin bu görüşmelerde Rusya'nın cephede üstün konumda olduğunu belirterek, olası bir barış anlaşmasında maksimalist taleplerinden vazgeçmeyeceğinin sinyalini verdi. Bu da seçimin yalnızca iç politika değil, dış politika mesajı olarak da okunduğunu gösteriyor.
Sandık Demokrasisi mi, Meşruiyet Vitrini mi?
Sonucun önceden belli olduğu bir seçimde neden bu kadar geniş katılım seferberliği yapılıyor sorusu, aslında modern otoriter rejimlerin kendine özgü mantığını ortaya koyuyor. Rekabetin olmadığı sandıklar, artık iktidarı belirlemekten çok, iktidarı onaylatma işlevi görüyor. Yüksek katılım rakamları, hem içeride "toplumsal birlik" anlatısını güçlendirmek hem de dışarıya karşı "halkın arkamda olduğu" mesajını vermek için stratejik bir araca dönüşüyor. Savaşın ekonomik faturası ağırlaşırken düzenlenen bu seçim, aslında Kremlin'in kendi kırılganlığını gizleme çabası olarak da okunabilir. Uzun vadede bu tür "onay seçimleri", toplumsal meşruiyetin gerçek karşılığını ne kadar taşıyabilir — bu, savaş uzadıkça daha çok tartışılacak bir soru.
Arka Plan
Rusya'da Devlet Duması seçimleri, Putin iktidarının kurumsal meşruiyetinin temel taşlarından biri olagelmiştir. 2016 ve 2021 seçimlerinde de United Russia benzer bir hakimiyet kurmuş, muhalefet partileri sistematik biçimde daraltılmıştı. Ancak bu seçimi öncekilerden ayıran, savaşın doğrudan gündemde olması ve ilhak edilen bölgelerin ilk kez sürece dahil edilmesidir — bu da seçimin hem hukuki hem siyasi tartışmalarını uluslararası boyuta taşıyor.
0 Yorumlar