Herkes Ekranda, Peki Gerçek Hayatta Kim Var? Dijital Yalnızlık
Son yıllarda modern şehir hayatında toplu taşımaya bindiğimizde, neredeyse her bireyin elinde bir akıllı telefon olması en çok düşündüren toplumsal manzaralardan biri haline geldi. Bugün otobüste, metroda veya vapurda insanlar birbirleriyle konuşmak, göz teması kurmak yerine sadece ekranlarına bakıyor. Kimisi sosyal medyada hızla gezinirken, kimisi kısa videolar izliyor, kimisi ise sürekli olarak bildirimlerini kontrol ediyor. Metropollerdeki bu çarpıcı manzara akıllara şu kritik soruyu getiriyor: Acaba gelişen teknoloji bize zaman kazandırırken, bizi gerçek hayattan ve insani bağlarımızdan uzaklaştırıyor mu?
Eskiden toplu taşıma araçlarındaki o dingin sessizlik, kitap okuyan ya da günün yorgunluğunu atan dinlenen insanlardan kaynaklanıyordu. Günümüzde ise bu sessizlik çoğu zaman insanların telefon ekranlarına gömülmesinden kaynaklanıyor.
Etrafımızda olup bitenleri fark edemiyor, başımızı kaldırıp çevremize bakmayı bile ihmal ediyoruz. Telefonla vakit geçirirken aslında gerçek hayatın bize sunduğu pek çok eşsiz anı kaçırıyoruz.
Yan Yana Ama Birbirimizden Uzak
Eskiden sevdiklerimle vakit geçirirken sohbetimiz bölünmez, birlikte geçirdiğimiz zamanı dolu dolu yaşardık. Günümüzde ise durum pek de öyle değil. Sohbet ederken bir bildirim sesiyle telefonlara yöneliyoruz. Telefon elimizde olmasa bile aklımız çoğu zaman ekranda kalıyor. Bu durum, farkında olmadan iletişimimizi zayıflatıyor.
Ne zaman ayrılacağımızı bile bilmediğimiz sevdiklerinizle doya doya sohbet etmek, anılar biriktirmek ve birlikte kaliteli zaman geçirmek varken, ne oldu da hepimiz telefon ekranlarına bu kadar bağımlı hâle geldik? Belki de kendimize sormamız gereken en önemli soru şu: Telefonu biz mi kullanıyoruz, yoksa telefon mu bizi yönetiyor?
Belki de bir gün pişman olacağımız şey kaçırdığımız paylaşımlar değil; ekrana bakarken kaçırdığımız sevdiklerimiz olacaktır.
Peki Bunu Değiştirmek İçin Neler Yapabiliriz?
Tamamen telefonu bırakmak yerine kontrolü kendi elimize alabiliriz.Peki bunlar nelerdir diye düşünürsek size yapabileceğiniz basit ama etkili hamleler sunacağım ;
1-Ekran süresini takip etmek: Günlük telefon süresini takip ederek telefonda geçirdiğimiz gereksiz zamanı kontrol edebiliriz.
2-Bildirimleri sınırlandırmak: Sürekli gelen bildirimler dikkatimizi dağıtarak telefona yönelmemize neden olabilir. Bu yüzden gereksiz bildirimleri kapatabiliriz.
3-Kendimize dijital mola vermek: Günün , haftanın , ayın belirli zamanlarında sosyal medyadan uzak kalarak zihnimizi dinlendirebiliriz. İlk başlarda belki zor gelebilir ama alıştıktan sonra zihnimizin ve bedenimizin dinlendiğini belirgin bir şekilde fark edebilirsiniz.
4-Bir şeylerle meşgul olmak: Kendim bizzat uyguladığım bir madde bu . Sınava hazırlandığım dönemde sosyal medyayı tamamen bırakmıştım. 10 yıl sosyal medya kullanan birisi olarak benim için elbet zor olmuştu. Fakat kendimi derslerime öyle odaklamıştım ki telefon ve sosyal medya aklıma bile gelmiyordu.
5-Uyumadan önce telefonu bırakmak: Yatmadan en az 30-60 dakika önce telefonu kullanmamak hem uyku kalitesini hem genel sağlığı olumlu etkileyebilir .
Teknolojiyi tamamen hayatımızdan çıkarmak mümkün değil. Önemli olan onu bilinçli kullanmayı öğrenmektir. Telefonlarımızı gerektiğinde kenara bırakıp sevdiklerimize, çevremize ve kendimize zaman ayırdığımızda hem gerçek hayatı daha fazla yaşayabilir hem de teknolojinin olumsuz etkilerini azaltabiliriz.
Dilerim hepimiz, ekranların ötesindeki gerçek hayatın değerini daha fazla fark eder ve sevdiklerimizle geçirdiğimiz anların kıymetini biliriz.
Yazar: Erva Deniz | Lotra Haber Teknoloji ve Kültür Editörü. Dijital dünyanın getirdiği yenilikleri, teknolojik gelişmeleri ve bunların kültür-sanat üzerindeki etkilerini inceliyor.
0 Yorumlar